Ekonomik gelişme AB üyeliği için yeterli değil

Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği’nce düzenlenen  “G20 Gezegeni”  başlıklı  konferansta, global ekonomi ve Türkiye’nin AB yolculuğu konuşuldu. TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Dr. Bahadır Kaleağası, özgürlük ve demokrasinin girişimciliği ve ekonomik kalkınmayı direkt etkilediği görüşünde

Haber ve Fotoğraflar : Ediz Tokabaş

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin düzenlediği  “G20 Gezegeni” konulu konferans, TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Dr. Bahadır Kaleağası’nın konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Kaleağası AB 2020 stratejileri ve Türkiye’nin bu stratejilerdeki yerini anlattı.

Kaleağası, AB ve dünya ekonomisini şöyle değerlendirdi:  “Günümüzde güç kaynakları değişmeye başladı. Maden, finans, marka değeri ve insan artık vazgeçilmez kaynaklar arasında. Avrupa’ya baktığımızda kıtanın kuzeybatısı sanayi, üniversite  ve  nüfus yoğunluğu açısından en yoğun bölge. Dünyayı incelediğimizde ise dünya nüfusunun yarısından fazlası kentte yaşıyor ve köyden kente göçün neden olduğu fakirlik çok yüksek.  Bu konunun çözümü ülkelerin yeni güç kaynakları bulmasında. Yeni güç kaynakları yeşil enerji çerçevesinde şekillenecek.’’

Dünyanın şu an internet ile bir değişim içinde olduğunu belirten Kaleağası, sınırların internet ile ortadan kalktığını ve bu yeni dünya düzeninin ekonomi ile ilişkili halde devam ettiğini beliterek şunları söyledi:  “5 yılda internet coğrafyası değişti. Güney Amerika, Çin bu coğrafyaya eklenmiş durumda. İnsanlar artık internet sayesinde aynı anda farklı ülkelerde yaşıyor. Bu değişim ile sanayi üretiminde de sınırları aşan hatlar oluşmuş durumda. İnternetin sanayi ve ekonomi dışında etkisini son olarak siyasi ve sosyal hayatta gördük. Arap Baharı buna güzel bir örnek. İnternet teknolojisi ile birlikte uydu teknolojisi de ülkeler arası güç dengesinde önemli bir etken.’’

Dr. Bahadır Kaleağası,   genel değerlendirmelerinin ardından ortaya çıkan bu yeni düzenin G20 yi doğurduğunu belirtti: “ G20, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Bankası’nın 2009 kriz ortamında yetersizliğiyle ortaya çıktı. G8’i kapsayan bir topluluk.”

Dünyada sermaye birikimine de değinen Dr. Kaleağası: “Dünyada bulunan sermayeyi ortaya koyan ve alan ülkeler aynı. AB ve ABD bunun tipik örneği. Türkiye bu sermaye birikimi noktasında gerilerde, çünkü Türkiye’ye dışarıdan az para geliyor. Buna karşın ABD dünyanın ekonomik lideri olmaya devam ediyor, fakat artık tek başına mutlak egemen olma gücüne sahip değil.’’

Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerinden de bahseden Kaleağası sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye Avrupa’nın bio çeşitlilik bakımından en zengin ülkesi aslında bu Türkiye için önemli bir ekonomik kaynak. Öte yandan Türkiye son yıllarda bulunduğu coğrafyada en hızlı büyüyen ve en geniş piyasa ekonomisine sahip olan ülke. Ancak bu ekonomik anlamdaki gelişme Türkiye’nin AB üyeliğinde tek başına yeterli değil. Çocuk işçi, kadın-erkek ilişkileri, kamu düzeni, devlet yardımları konuları  Türkiye’nin AB yolundaki önemli engelleri. Bu nedenlerden dolayı AB 2020 Stratejisi’ne baktığımızda yoksullukla mücadele, eğitim ve teknolojik gelişme yönündeki planlar ilk sırayı alıyor.”

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>