Dürüstlük bazen öldürür

Altın Portakal Film Festivali’nde beş dalda ödül alarak 2012’ye damgasını vuran “Zenne”  filminin yönetmenlerinden M.Caner Alper, başrol oyuncusu Kerem Can ve oyuncu kadrosundan Rüçhan Çalışkur, Ünal Silver ve Erkan Avcı Galatasaray Üniversitesi’nde katıldıkları söyleşide, “Filmdeki temel amaç, işlemeyen bir hukuku, işleyen bir hukukla işletmekti” diyerek eşcinseller üzerindeki baskılara dikkat çektiler

 Haber ve Fotoğraf: Ediz TOKABAŞ

 GSÜ_HA (İstanbul) 2012 yılında 5 dalda Altın Portakal ödülü alan Zenne filminin yaratıcıları Galatasaray Üniversitesi Öğrenci Konseyi Kültür Sanat Komitesi’nin konuğu olarak öğrencilerin sorularını yanıtladılar. Yönetmen M.Caner Alper, başrol oyuncusu ve “zenne” karakterini canlandıran Kerem Can ve oyuncular  Erkan Avcı, Ünal Silver ve Rüçhan Çalışkur Türkiye’nin ilk gay namus cinayeti olarak basına yansıyan olayı beyazperdeye aktardıklarını anlattılar.

 Yönetmenin ilk filmi olan “Zenne”, 2008 yılında homoseksüel olduğu için babası tarafından öldürülen Ahmet Yıldız’ın hikayesini konu ediniyordu. M.Caner Alper filmin senaryosunu ve beyaz perdeye aktarılmasını şöyle anlattı: “2008 yılı Temmuz ayında, henüz 26 yaşındaki arkadaşımız Ahmet Yıldız evinin önünde 7 kurşunla can verdi. Babası halen gıyabında cinayetten aranıyor. Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanan İstanbul’da gerçekleşen olay dünyanın önde gelen gazetelerine Türkiye’nin ilk gay namus cinayeti olarak yansıdı. Bu olayın etkisindeki vicdanımızı rahatlatmak için Zenne’yi bir sinema filmine çevirmeye karar verdik.’’

 Gişe kaygımız yoktu

 Filmdeki karakterler gerçek kişiler temel alınarak oluşturulduğunu ancak işlediği konuların ve hikayelerin filmde kurgusal olarak farklılaştığını anlatan yönetmen ve oyuncular, filmlerinin gişe kaygısından uzak olarak çekildiğini belirttiler. Ünal Silver  “Filmdeki temel amaç, işlemeyen bir hukuku, işleyen bir hukukla işletmekti. Bu yüzden gişe kaygımız yoktu. Biz slogan olmamaya çalıştık. Basının bize sahip çıkması mesajımızı aktarmamız için büyük bir kaynak oldu.” dedi.

 Filmdeki temel göndermeler ve semboller üzerinde de konuşuldu. Yönetmen, kostümlerin özel olarak tasarlandığını belirtirken şunları söyledi: “Zenne Can’ın kostümleri büyük bir dikkatle seçildi, bundaki amaç, Can’ın kafesteki bir kuş olduğunu vurgulamaktı. Ancak kafesinden her çıkışında sokaklarda tehlikelerle karşı karşıya kalıyordu. Bu tehlikeler bazen polis, bazen inzibat, bazen de Can’ı anormal olarak kabul edenler oluyordu.”

 Film boyunca oyuncular arasındaki uyumu ve bütünlüğü ise başrol oyuncusu Kerem Can ve Erkan Avcı şöyle açıklıyor: “Ekip olarak her şeyden önce bir bütün olduk. Ahmet Yıldız’ın mezarını ziyaret ettik, o ruhu o atmosferi yakalamak istedik ve ardından hakikati yakalamak için çabaladık. Bu sayede biz filmi kamera arkasında defalarca yaşadık ve böyle bir film ortaya koyduk.”

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>