‘Vicdani red’e kısır döngü

Galatasaray Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Komitesi’nin düzenlediği Ötekileştirilenler adlı panele katılan ‘vicdani red’ savunucuları çalışmalarını  ve yaşadıklarını anlattılar

Haber ve fotoğraflar: İbrahim Arslan

GSÜ-HA(İstanbul) Galatasaray Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Komitesi’nin ‘Ötekileştirilenler’ başlığı altında düzenlediği panellerin üçüncüsünde ‘vicdani ret’ tartışıldı. Panele vicdani retçi olarak İnan Süver,  Yavuz Atan, Merve Arkun, Mehmet Tahran ve ayrıca Uluslararası Af Örgütü’nden Burcu Türkay katıldı.

 Yavuz Atan, vicdani ret hareketinin tarihinden ve bu konuda yapılan çalışmalardan söz ederken şunları söyledi: “Vicdani ret hareketine kimisi inancı nedeniyle, kimisi etnisitesi üzerinden, kimisi ise politik kimliği üzerinden katılıyor. Eşcinseller ‘tam adam’ sayılmadığı için askere alınmıyor, farklı cinsel yönelimi olan kişiler ve kadınlar da vicdani ret hareketine destek vermektedirler.”

 Mehmet Tarhan, vicdani reddin hukuksal boyutunu tartışırken Anayasa’nın ‘pozitif hükümlülükler’den söz eden 10. maddesi ve ‘uluslararası hukuk sözleşmelerinin bağlayıcılığı’ konusundaki 90. Maddelerinin, vicdani ret hakkı için bir dayanak olduğunu ve devletin bu hakkı tanıması gerektiğini savunarak şöyle konuştu:

 “ Vicdani ret bir insan hakkıdır ve meşruiyetini yasalardan almaz. Bazı devletler bu hakları tanır bazıları gasp eder. Yasanın olmadığı, gasp edildiği yerlerde bu hak yoktur denilemez”

 Uluslararası  Af Örgütünden Burcu Türkay, vicdani reddin yasalar ile güvence altına alınması için çalıştıklarını anlattı ve vicdani reddini açıklamasından dolayı tutuklu bulunan kişiler için düzenlenen kampanyaları anlattı. Acil eylem planından söz eden Türkay şunları aktardı:

 “Vicdani ret nedeniyle tutuklanan kişiler için acil eylemler planlanıyor.  150 ülkede bulunan yaklaşık 3 milyon destekçimiz var. Tutuklu kişinin bilgileri bu ülkelere ve aktivistlere gönderilerek yetkili kişi veya kuruma tutuklunun bırakılması için mektuplar yazarak çağrı yapılması sağlanıyor.”  

Burcu Türkay tutuklu vicdani retçilerin tutukluluk durumları hakkında ise şu bilgiyi verdi: “Vicdani ret tutukluları bir kısır döngü içinde, önce kovuşturma ve 3 yıla varan tutuklamalar daha sonra serbest kalan tutuklu tekrar askere çağrılıyor ve kovuşturma tekrarlanıyor ve tekrar tutukluluk şeklinde bu durum yıllarca sürüyor.”

Kısa bir süre önce tutukluluk süresi dolan İnan Süver ise tutukluluk süresince yaşadıklarını paylaşırken, vicdani ret gerekçelerini şöyle açıkladı:

 “Savaşın aracı olmak istemedim. Çevremizin, akrabalarımızın içinde olduğu bir savaşa girmeyi kabullenemedim. Savaş insanı kişiliksizleştiriyor, baskı altına alıyor. Ben İran’a beş kilometre ötede dünyaya geldim. Beş kilometre ötede doğsaydım bu sefer İran benden aynı şeyi isteyecekti. Bunu kabullenmiyorum. Ben elime silah almıyorum, sen de almasan o zaman savaş biter.”

Merve Arkun  ise Süver’in tutukluluğu ile vicdani ret hareketine katıldığını ve dışarıda vicdani ret tutukluları için yapılan çalışmaları aktardı.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>