“Temkinli ama daha sıcak sarılıyoruz”

Pozitif Yaşam Derneği’nin sanatçılarla birlikte yürüttüğü üniversitelileri HİV’le yaşayanlarla buluşturarak önyargıları yıkma toplantılardan biri de GSÜ’de gerçekleşti. Sosyal Farkındalık Kulübü’nün düzenlediği organizasyonda konuşan Pozitif Yaşam Derneği İletişim Sorumlusu Çiğdem Şimşek, “Tıp çok gelişti, HİV’le yaşayanların hayatını etkileyen virüs değil, ayrımcılık” dedi.

Haber-fotoğraf: Cansu Güneş Seferoğlu

GSÜ_HA (İstanbul) AİDS hastalığına yol açan HİV virüsü ile yaşayanlara destek amacıyla faaliyet gösteren Pozitif Yaşam Derneği’nin GSÜ Sosyal Farkındalık Kulübü ile ortaklaşa gerçekleştirdiği toplantıya HİV’le yaşayan bir hasta, derneğin İletişim Sorumlusu Çiğdem Şimşek ve oyuncu Arzu Yanardağ katıldı. HİV’le yaşayanların karşılaştıkları toplumsal sorunlar  ve hastalığın tıbbi boyutunun tartışıldığı toplantı,  HİV’le yaşayan katılımcıların “Bir gün yüzünüzü saklamak zorunda kalacağınızı düşündünüz mü?” sorusuyla başladı.

HİV’le yaşayan konuşmacı ancak resminin çekilmesini istemeyen konuşmacı; çeşitli sağlık sorunlarının ardından doktorların en son aklına gelen şeyin HİV olduğunu ve teşhis konulup o yönde tedaviye başlayıncaya kadar çok zor dönemler geçirdiğini anlattı.  Uzmanlar eşliğinde yürütülen tedavinin ardından daha bilinçli ve sağlıklı olduğunu belirtti. İlk öğrendiğinde yaşamının çalındığını hissettiğini açıklayan katılımcı, tedavi sürecinde doktorunun ve Pozitif Yaşam Derneği’nin desteğiyle yaşama tutunduğunu kaydederek, “Canlı bomba değiliz, suçlu değiliz. Yaşıyoruz, yaşama temkinli ama daha sıcak sarılıyoruz.” şeklinde konuştu.

Pozitif Yaşam Derneği İletişim Sorumlusu Çiğdem Şimşek ise HİV’le ilgili merak edilen ve yanlış bilinenleri anlattı. HİV ile AİDS’in ayrımıyla konuşmasına başlayan Şimşek, HİV’in virüsün adı olduğunu AİDS’in ise hastalıkların bütünü olduğunu aktardı. Virüsün bağışıklık sistemini etkilediğini ancak tedavi ile bu durumun da önüne geçilebildiğini anlattı. Derneğin de desteğiyle HİV’le yaşayan bir kadının çocuk sahibi olduğunu ve ikinci çocuğu da yapmayı planladıklarını anlattı. “İncir Reçeli” filminin yapımından önce kendilerinin destek verdiğini söyleyen Şimşek, tıbbi hatalar için yaptıkları uyarıların yönetmen tarafından göz ardı edildiğini ve öpüşmeyle ya da kondomlu ilişkiyle virüsün enfekte olmadığını söyledi.

HİV tanısı konulduktan sonra tedavi görmek istemeyenlerin de olduğunu ancak bunun önyargılardan kaynaklandığını ekleyen Şimşek, dernek olarak isteyenlere her türlü desteği verdiklerini, tedaviyi reddedenler için bilgilendirme yapıp ardından kararı onlara bıraktıklarını belirtti. Arzu Yanardağ ise bu toplantılara katılarak kendisinin de çok bilinçlendiğini ve senaryolarda, katıldığı programlarda yanlış bilinenleri düzeltmeye çalıştığını söyledi.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>