Ekranda kadına genç görünme baskısı

Avrupa ve Türkiye’de kadın sorunlarının akademik bir düzeyde tartışıldığı 9. Galatasaray Avrupa Günleri’nin 2. gününde kadının aile ilişkilerindeki rolü ve medyada kadın istismarı üzerinde duruldu.

 

Haber, Fotoğraflar: Umur B.  Ayaz, C. Güneş Seferoğlu

GSÜ-HA (İstanbul)9.Galatasaray Avrupa Günleri kapsamında. CREDE(Avrupa Araştırma ve Dökümantasyon Merkezi) ve MEDİAR’ın (Medya Çalışma ve Araştırma ve Uygulama Merkezi) öncülüğünde düzenlenen ‘Avrupa ve Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet’ toplantılarının 2. gününde kadının aile içindeki durumu ve Türkiye’de yazılı ve görsel medyada kadının sunumu tartışıldı.

Dr. Beatrice Jacques hamile kadınların beslenme şeklinin hamilelik sürecinde toplumsal baskıya sebep olduğunu belirtti ve “Özellikle tıp kesiminin tavsiye söylemi cezadan bile beter, beslenme ve sağlığı kadınların tercihine bırakmaları kadınların omuzlarındaki sorumluluğu daha da  arttırıyor.” dedi.

Portekiz’de mahremiyet ilişkilerindeki şiddeti inceleyen Dr. Maria Engracia Leandro diktatörlük rejiminin ardından aile haklarının değişime uğradığını anlattı, “Kadınlar artık erkeklerden de, uğradığı şiddeti şikayet etmekten de korkmuyor, kadınların boyun eğmemesi erkekleri rahatsız ediyor, bu da farklı bir şiddet sebebi oluyor.” dedi.

 

Medyada kadın

Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden öğretim görevlisi Yrd. Doç. Esra Özcan  2005 yılında, altı Türk gazetesi üzerinde yaptığı araştırmasında toplumsal cinsiyette kadının yerinin metinden ziyade görsellerde sıkça yer aldığını, bu görüntülerde ise  kadının ev hanımı veya seks objesi olarak kullanıldığına işaret etti. Türk dizilerini ele alan Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Gülsün Güvenli ve Yard. Doç. Dr. Özlem Danacı Yüce yayındaki 58 Türk TV dizisinde yer alan 72 kadın karakterini incelediklerini ve bu dizilerde  kadının sunumuyla ilgili yaptıkları bir araştırmayı  anlattılar. Kadınların TV dizilerindeki rollerinde, hayatta var olan ayrımcılıkların yeniden üretildiğini belirttiler. TV dizisi yazan kadın senaristlerin de benzer biçimde ayrımcı bakış açısıyla konulara  yaklaştığını  bir bulgu olarak belirttiler.

 Türk sinemasında kadının rolünü ireleyen Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver de kadına yönelik ayrımcılıktan örnekler verirken,“Uluslararası arenada ödül kazanan Semih Kaplanoğlu’nun Bal filmindeki anne karakterinin adının olmamasının talihsizlik olarak görüyorum” şeklinde konuştu. Oturumda son sözü alan Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilruba Çatalbaş Ürper ise medyada özellikle kadınlar üzerinden  yaş ayrımcılığının yapıldığını ve ekranda genç kadınların görülmek istendiğini, bunun da kadınlara genç görünme baskısı yaptığını örnekler vererek anlattı.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Ekranda kadına genç görünme baskısı için 1 cevap

  1. Galatasaray der ki:

    bende oradaydım teşekkürler yazı için…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>