GSÜ İletişim Fakültesi açılış dersi Can Dündar’dan

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi 2011-2012 akademik yılı açılış dersine konuk konuşmacı olarak katılan gazeteci yazar Can Dündar, basın üzerindeki gizli sansüre dikkat çekerek, “12 Eylül’de neyin yasak olduğu belliydi. Günümüzdeyse yasaklar listesi yok, hepimize her şey yasak”  dedi.

Haber: C. Güneş Seferoğlu

Fotoğraf: Bartu Ercan

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin yeni ders yılı açılış dersi Coşkun Kırca Salonu’nda gazeteci yazar Can Dündar tarafından verildi.  Fakülte Dekanı Prof. Dr. Dilruba Çatalbaş Ürper’in takdim konuşmasında, Türkiye’nin basın özgürlüğü açısından dünya sıralamasında son sıralarda yer aldığına dikkat çekti ve medyanın sayı olarak çoğalmasına rağmen içeriğin çok sesli olamadığına işaret etti. Can Dündar da, medyanın durumunu, aynı notayı çok sayıda sazla çalınca “çok sesli” olduğu zannedilen TRT korolarına benzeterek, yayın organlarınan sürekli aynı içeriği yaydığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Dilruba Çatalbaş Ürper  takdimkonuşmasında “Medya çalışanlarına yönelik açık ve örtük baskıyı önemsemeliyiz, basın özgürlüğünün sadece basına yönelik bir baskı olmadığını, hepimizin iletişim özgürlüğü olduğu için de bizatihi ana damar medyanın kendisinin sebep olduğu ticari, anti demokratik söylem ve uygulamanın karşısında olmalıyız.” dedi.

Açılış dersinde konuşan Can Dündar ise 30 yılı aşkın meslek hayatında yaşadığı süreçleri anlatırken Türkiye’de medyanın son 10 yılını da değerlendirdi. Tek kanallı dönemde çocukluğunu ve gençliğini yaşayan biri olarak hep bir gün çok fazla televizyon kanalı, sınırsız sayıda gazete olacağına ve o zaman her şey özgürce konuşulup gizli saklı bir şey kalmayacağına inandığını belirten Dündar, çok sesli görünen medyanın aslında çok sayıda televizyondan öteye gitmediğini ve baskının da azalmadığını söyledi.

Medyanın dönüşümünü değerlendiren Can Dündar 1980 öncesinde muhalif gazetelerin daha şanslı olduğunu belirtirken, darbenin hem gazetecilik geleneğini hem de eğitimini değiştirdiğini söyledi. Gazetelerin sermaye yapısının değiştiğini, eski gazeteci ailelerin çekilerek yeni medya patronlarının ortaya çıktığını belirtti ve gazetecilik eğitiminin de siyaset, hukuk gibi alanlardan koparılarak meslek eğitimine döndüğünün altını çizdi.

Bugünkü medyanın bu temeller üzerinde şekillendiğini anlatan Dündar, “12 Eylül’de neyin yasak olduğu belliydi. Günümüzdeyse yasaklar listesi yok, hepimize her şey yasak. İfade özgürlüğü tarihinde olmadığı kadar daraltıldı, farklı sese, farklı söze hiç tahammül yok ve bunun hapisle cezalandırıldığı bir dönemden geçiyoruz.” dedi. Gazetecilerin durumunu sürekli kaçış yolu bulan mahkumlara benzeten Dündar gençlere hitaben, onların enerjisine ve muhalefetine ihtiyaç olduğunu ve kalıcı olmanın yolunun birikim ve sorgulayıcı bakış açısından geldiğini ifade etti.

Dinleyenlerin sorularını da cevaplayan Can Dündar, medya patronlarının çok çeşitli alanlarda yatırımlar yaptığı için iktidarın müfettişi gibi davrandıklarını ve gazetecilerin bu mayınlı alanda çalıştığını belirterek haber yapılırken her gün aynı tartışmaların yaşandığını söyledi.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>