Sivil toplum ve kamusal din tartışması

Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nce düzenlenen Sosyoloji Seminerlerinde sivil toplum ve kamusal din konusunu tartışmaya açıldı. Din kurumlarının sivil toplum örgütleri olarak ele alınıp alınamayacağı tartışılırken, Yunanistan’daki dini kuruluşlar konunun merkezine oturdu.

Haber – fotoğraflar: İbrahim Arslan

GSÜ – HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenen sosyoloji seminerine katılan Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Ayhan Akman sivil toplum ve kamusal din arasında ki ilişkiyi Yunanistan üzerinden ele aldı.  Ayhan Akman, Yunanistan’ın milli kimlik inşa sürecini Türkiye ile benzerlikleriyle ortaya koyarken, demokratikleşme sürecinin incelenmesinde Yunanistan’ı bir laboratuar olarak gördüğünü ifade etti.

Akman,   Yunanistan’ da güçlü bir devlet geleneği bulunduğunu belirterek,  “Bununla birlikte kişiler ve kurumlar arasında bir güvensizlik söz konusu. Türkiye’dekine benzer olarak en az güven duyulan kurum parlamento iken en çok güven duyulan kurum ordu ve kilisedir” dedi.

Sivil toplumun devletten kopmadığı sürece bir sivil toplum hareketi sayılmayacağını dile getiren Akman kilisenin bir sivil toplum örgütü gibi hareket ettiğini belirterek şöyle devam etti:

“Sivil toplumun devletten bağımsız hatta gerektiğinde devletin karşısında duracak bir kitle olarak değerlendirilir. Yunanistan’da devletin din ile özel bir ilişkisi var. Kilise gerektiğinde hükümetlerin karşısına çıkıyor ve devletle çatışıyor. On milyonluk ülkede iki milyon insanı sokağa dökebiliyor. Fakat  kilise devletten mali destek de alıyor. Bu noktada din kurumları eleştirilmekte. Buna benzer memur sendikaları da var, fakat kimse bu sendikaların bir sivil toplum örgütü olup olmadığını sorgulamıyor. Bu memurların maaşlarını devletten almaları bu kurumu bir sivil toplum örgütü olarak görmenin önünde bir engel değil.”

Akman, sivil toplum ve din kurumlarının birbirine olan yaklaşımlarını da şöyle anlattı:

“ Sivil  toplum modern bir kurumdur,  bu nedenle kilisenin bu organizasyonlarda yeri olmayacağını söyleyen ‘bireyci, ilerici solcu, liberal kesimler’ olabilir. Öbür taraftan örneğin Arnavut ekonomik göçmenlerin Yunanistan’a gelerek Yunan ruhunu bozduğunu düşünen ve bunu etnisiteden çok dini farklılıklar üzerinden sorunlaştıran ‘gerici, tutucu’ kesim bulunabilir. Kilise sivil toplum hareketlerinin bu durumları meşru görmesini göz önünde bulundurarak bu kurumlara şüphe ile bakmaktadır. Yani iki taraflı bir reddetme söz konusudur. ”

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Sivil toplum ve kamusal din tartışması için 1 cevap

  1. Ayhan Akman der ki:

    Merhaba,

    Bahar doneminde yaptigim konusma sirasinda saniyorum İbrahim Arslan adli arkadasimiz konusmanin resimlerini cekmisti. Kendisi ile acaba bu resimlerin bir kopyasini alabilirmiyim diye irtibata gecmek istiyorum.

    Tesekkurler,

    Ayhan Akman
    Sabanci Universitesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>