Galatasaray Üniversitesi 16. Dönem Mezunlarını Verdi

Galatasaray Üniversitesi 16. mezuniyet töreni heyecanı 29 Haziran’da üniversite kampüsünde yaşandı.

Haber ve Fotoğraflar: Umur Burak Ayaz

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi 2011-2012 yılı mezuniyet töreni üniversitenin kampüsünde yapıldı. Törende konuşan Rektör Prof. Ethem Tolga mezun olan öğrencilere “Galatasaray Üniversitesi mezunu olmanın gururunu her zaman yaşayacaksınız” dedi.

Mezun olan öğrenciler adına konuşan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi birincisi Gülşah Alp, Galatasaraylı olmanın ayrıcalık olduğunu, fakat bunun da birtakım zorlukları olduğunu belirtti. “Büyük bir çalışma azmi, sorumluluk bilinci ve özveri gerektirir” sözleriyle Galatasaraylı olmanın zorluklarından bahseden Alp, konuşmasını “Galatasaray Üniversitesi mezunu olmanın ayrıcalığını ve Galatasaraylı olma gururunu bizlere verilen toplumsal sorumluluğun bilincinde çalışarak ve üreterek yaşayacağız” sözleriyle noktaladı.

Törende ikinci konuşmacı Galatasaray Üniversitesi Mezunları Derneği (GSÜMED) Başkanı Gönen Eren idi. Gönen Eren, GSÜMED’in önemine dikkat çekerek “Sizler başarılı olmak için gerekli yetilerle donatıldınız. Fakat bu yolda attığınız özellikle ilk adımlar çok önemli. Mezunlar Derneği’nin amaçlarından biri de sizlere bu zorlu yolda ışık tutabilmektir.” dedi.

Gönen Eren’in ardından söz alan Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç Galatasaraylı olmanın öneminden bahsederken “Galatasaraylılık kurum, üniversite, lise mezunu olmak demek değildir. Galatasaraylı olmak demek, güçlü temeller üzerine kurulu 25 milyon kişilik bir aileye mensup olmak demektir.” İfadelerini kullandı.

Fransa İstanbul Başkonsolosu Hervé Magro, Galatasaray Üniversitesi öğrencilerinin ortaya koyduğu çalışma azminden bahsederek “Kurulduğu zaman,  Fransızca eğitim veren tek üniverite olan Galatasaray Üniversitesi Türkiye elli beşincisiydi. Galatasaray Üniversitesi’nin şu an Türkiye’deki 6 araştırma üniversitesinden birisi olması gerçek bir zaferdir.” dedi.

Galatasaray Üniversitesi’ndeki görev süresini dolduran Rektör Yardımcısı Prof. Hélène Zajdela, “Geçen beş yıl içinde bu olağanüstü projeye, Galatasaray Projesi’ne katılmak benim için büyük bir onur ve mutluluk kaynağıdır.” sözleriyle konuşmasına başlarken konsorsiyum projesinin büyük bir başarı olduğunu sözlerine ekledi.

Diploma dağıtım töreninden önce son konuşmayı yapan Rektör Prof. Dr. Ethem Tolga, “Galatasaray, Türk toplumunun Batı’ya açılan penceresidir” ifadelerini kullanırken Haldun Taner’den alıntı yaparak Galatasaraylı olmanın beş temel özelliğini sıraladı.

Diploma töreni, fakülte birincilerine verilen ödüllerle başladı. Fakülte birincilerinin ardından Hukuk Fakültesi mezunları diplomalarını aldı. Diplomasını almak üzere sahneye çağırılan görme engelli öğrenci Bayram Şahin Aydın uzun süre ayakta alkışlandı. Rektör Prof. Dr. Ethem Tolga’nın konuşması sırasında platforma çıkan bir kedi seyircilerin ilgi odağı olurken, Galatasaray Üniversitesi Halkla İlişkiler Müdürü Senem Kudat’a zor anlar yaşattı.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Boğaz’ın İnsanları’ndan siyah beyaz kareler

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi fotoğrafçılık dersi öğrencilerinin yıl içi çalışmalarıyla hazırladıkları  ‘Boğaz’ın İnsanları’ adlı sergi 1-8 Haziran 2012 tarihleri arasında  GSÜ Süslü Salon’da ziyaretçilerini bekliyor.

Haber: Ediz Tokabaş


GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi fotoğrafçılık dersiöğrencileri, hocaları Kayıhan Güven ile birlikte yıl boyunca Boğaz ve insan teması etrafında hazırladıkları eserleri ‘Boğaz’ın İnsanları’  başlıklı  sergiyle 1-8 Haziran 2012 tarihleri arasında Süslü Salon’da sergiliyorlar.

Öğrenciler ‘Boğaz’ın İnsanları’ adlı sergiyi şöyle tanımlıyorlar: “Amacımız, İstanbul Boğazı’nın insanlarını saptayarak geleceğe bırakmaktı. Gördük ki büyük göçle İstanbul’a gelen Anadolu insanı Boğaz’ı kendilerine yaşam alanı olarak seçmişler ve böylelikle Boğaz’ın semtleri yeni insanlarıyla yeni ruhlarıyla ortaya çıkmış. ”

Üniversitenin Ortaköy’deki Kampüsünde açılan olan sergide 50 siyah beyaz  büyük formatlı fotoğraf yer alıyor. İletişim Fakültesi öğrencileri Boğaz insanını fotoğraflarken; Boğazın semtlerini insanlarıyla daha yakından tanıdıklarını anlatıyorlar. İstanbul Boğazı’nın sahillerinde Hakkâri’den Trabzon’dan Erzurum’dan Van’dan gelen insanlarla tanıştıklarını söylüyorlar ama Orhan Pamuk’un Boğaz’ı anlatan cümlelerini eklemeden edemiyorlar:  “Ama Boğaz’ı benim için Boğaz yapan şey gene de hâlâ çocukluğumun aynısı. İnsana sağlık veren, iyileştiren, şehri ve hayatı ayakta tutan, bitmez tükenmez bir iyilik ve iyimserlik kaynağıdır benim için Boğaz.”

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Prof. Dr. Jean-Claude Colliard’a GSÜ Fahri Doktorası

Fransız Anayasa Mahkemesi eski başkanı ve Sorbonne Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Jean-Claude Colliard’a, GSÜ’nün  “Fahri Doktor” unvanı takdim edildi
Haber : Ediz Tokabaş
GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi, kuruluşundan bu yana sadece altı kez verdiği “Fahri Doktor / Doctor Honoris Causa” unvanlarından yedincisini, 28 Mayıs 2012 Pazartesi günü düzenlediği törenle, Fransız Anayasa Mahkemesi Eski Üyesi, Paris 1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi Eski Rektörü ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jean-Claude Colliard’a takdim etti.
GSÜ Hukuk Fakültesi’nin verdiği teklifin Galatasaray Üniversitesi Senatosu’nda oybirliği ile onaylanması üzerine, özellikle Anayasa Hukuku ve Siyaset Bilimi alanlarında ürettiği bilimsel çalışmaların öneminin vurgulanması amacıyla Fahri Doktor unvanı verilen Prof. Dr.
Jean-Claude Colliard, son dönemde Fransa’da çıkarılmaya çalışılan sözde Ermeni soykırımının inkârını cezalandıran yasa konusunda, Türkiye lehine çok önemli çalışmalar yapmış ve büyük katkılar sağlamıştı.
Galatasaray Üniversitesi Oditoryum’unda düzenlenen törende,  Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Ethem Tolga, Paris I Üniversitesi ile Galatasaray Üniversitesinin akademik işbirliklerine değinip ve Colliard’e Fahri Doktor Ünvanını takdim etti ve şunları söyledi:
‘’Tüm yetenekleriniz ile araştırmaya, eğitime ve uluslararası işbirliğine olan bağlılığınızı bilerek, Hukuk Fakültesi’nin önerisi üzerine, Galatasaray Üniversitesi Senatosu, oybirliği ile, size fahri hukuk doktorasının takdim edilmesine karar vermiştir. Sevgili Jean-Claude, size bu törenle, saygımızın, takdirimizin ve dostluğumuzun karşılığı olarak bu diplomayı zevkle verme onuruna sahip oluyorum.”
Fahri Doktor unvanı verilen Prof. Dr. Jean-Claude Colliard ise şunları söyledi:
“Üniversiteniz, Fahri Doktora unvanı takdim ederek bana büyük bir onur bahşediyor. Yirmi yıldan beri, oluşturduğumuz Konsorsiyum ile sizleri destekliyoruz. Bu Konsorsiyum sizinle birkaç hafta önce Sorbonne’da yirminci yaşınızı kutladı. Paris I Rektörlük görevimin sona ermesinden on beş gün sonra, beni onurlandırmanızı dostluğumuzun diğer bir kanıtı olarak görüyorum. Biraz bu görevden ayrılmanın hüznü içinde olsam da, biliyorum ki görevlerin bir sonu vardır, bu demokrasinin unsurlarından biridir.
Geçen yıl, unutmadığınız Robert Badinter’den sonra bu onura layık görüldüğüm için daha fazla heyecan duyuyorum; Badinter’e karşı duyduğum saygı ve dostluğumu da ekleyerek, memnuniyetle meslektaşım ve arkadaşım diyorum, benim için daha önce de söyleme fırsatı buldum, o adaletin ve adilin vücut bulduğu kişi.
Beni onurlandırdığınız bu unvan için teşekkür ediyor ve Fransız üniversiteleri, özellikle benim üniversitem ve Galatasaray Üniversitesi’ni birleştiren örnek işbirliğinin gelişimi için en içten dileklerimi iletiyorum.”

GSÜ’nün Fahri Doktora geçmişi

Galatasaray Üniversitesi, bu çok önemli unvanı, daha önce, Dışişleri Eski Bakanı Coşkun Kırca, Romanya Eski Cumhurbaşkanı Ion Iliescu, Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Kurucu Müdürü Thierry de Montbrial, Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç, Fransa Eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve son olarak da 2011 yılı Mart ayında Fransız Senatör, Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı, Adalet Eski Bakanı Prof. Robert Badinter’e vermişti.
Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Şampiyonluk Kupası Galatasaray Üniversitesi’nde

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal ve Galatasaray Yönetim Kurulu üyeleri Galatasaray Üniversitesi’ni ziyaret ettiler. Öğrencilerle söyleşiye katılan Ünal Aysal, Galatasaray’ın bu sezon ligde elde ettiği şampiyonluk kupasıyla öğrencilerin karşısına çıktı.

Haber ve Fotoğraflar: Umur Burak Ayaz

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal ve Galatasaraylı yöneticiler bu sezon şampiyon olan Galatasaray Kulübü’nün 2012 Birici Lig Şampiyonluk Kupasını Galatasaray Üniversitesi’ne getirerek şampiyonluk sevincini öğrencilerle ile üniversite yöneticileri, hocaları ve çalışanları ile paylaştılar.



Beşiktaş-Ortaköy trafik hattının kapalı olması sebebiyle Galatasaray Üniversitesi’ne yatla yanaşan Ünal Aysal,  Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga’yı makamında ziyaret etti. Ethem Tolga tarafından kendisine üzerinde Galatasaray Üniversitesi’nin siluetinin bulunduğu bir plaket verilen Ünal Aysal, ardından Galatasaray Üniversitesi Şeref Defterine düşüncelerini yazdı.

Ethem Tolga ile ortak bir açıklama yapan Başkan Ünal Aysal, “burada olmak bana gurur veriyor. Pırıl pırıl gençlerimizle bir arada olmak, onların enerjisini hissetmek ve Galatasaraylılık geleneğinin ilkokuldan üniversiteye kadar devam ettiği bir ortamda bulunmak beni mutlu ediyor.” dedi.

 

Üniversitenin Türkiye’deki başarılarına değinen Rektör Prof. Dr.Ethem Tolga ise “Her bölümümüzle, Türkiye’nin en yüksek puanla öğrenci alan ilk 5 okulu arasındayız. Parlak gençler yetiştiren okulumuz, 15 yıldır devam eden dinamikliğiyle Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri konumuna gelmiştir. Umarım, Galatasaray Futbol Takımız da bizim gibi zirvede 15 yıl geçirebilecek duruma gelir” dedi.

Geçen yıla göre bu sene daha disiplinli bir transfer çalışmasına girildiğini açıklayan GS Kulübü Başkanı Ünal Aysal, “Listeler tamamlanınca hangi oyuncuları alacağımıza karar vereceğiz. Tabii ki Fatih Terim hocamızın tercihleri önemli. Biz de yöneticiler olarak bütçemiz ve diğer konular ile ilgili kendi görüşlerimizi ortaya koyacağız. İsimler üzerinde birleşme sağlanırsa o isimler üzerinde mutabakata varacağız. Bu isimler 15 gün sonra belli olur.” diye konuştu.

Bayan voleybol takımı

Basın açıklamasının ardından öğrencilerle söyleşi için Aydın Doğan Oditoryumu’na gelen Ünal Aysal, Galatasaray’ın bu sezon ligde elde ettiği Şampiyonluk Kupası ile öğrencilerin karşısına çıktı. Aysal, kendisine yöneltilen soruları yanıtlarken, Galatasaray Bayan Voleybol Takımı’nın gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’nde yer alacak olması konusuna değindi. Göreve gelmelerinden itibaren yurt dışı başarı isteklerini sürekli vurguladıklarını anımsatan  Aysal, “Bayan voleybol takımımızın Şampiyonlar Ligi’ne kabul edilmesi bizi çok mutlu etti. Bu sezon futbolda Şampiyonlar Ligi’ni yakaladık, şimdi buna bayan voleybol da eklendi. Hedefimiz, erkek basketbol takımının da Avrupa Ligi’nde mücadele etmesi” dedi.


Bir öğrencinin “Stat kapasitesini artırmayı planlayan Beşiktaş, maçlarını Türk Telekom’da oynamak istiyor. Bu yöndeki düşünceleriniz nelerdir?” sorusuna ise Başkan, şu cevabı verdi: “Bu konuda Beşiktaş’tan bize gelmiş bir talep yok. Biz Beşiktaşlı yöneticilerle yemek yedik ama bize böyle bir talep gelmedi. Ben prensipte bir karışıklık yaratacağına inanıyorum. Beşiktaş’ın Galatasaray renkleri altında futbol oynaması kolay bir iş değil. Bu konuyu zaman içinde halledeceğimize inanıyorum.”

“Galatasaray’a üye olur olmaz başkan oldum”

Üniversite öğrencilerinin “Galatasaraylılar Derneğine üyelik konusunda kısa vadede somut adımlar atılacak mı? Tüzük değişikliği olacak mı?” sorusuna Başkan, “Tüzük değişikliği konusunda divan kuruluna yetki verildi, bu kurul içinde GSÜ’den hocalar da var. Buradan herkesi tatmin edecek bir neticenin çıkacağını tahmin ediyorum. Ama siz zaten Galatasaray’ın içindesiniz. Erken yaşta üye olmanızın önemi büyük. Ben çok geç üye oldum, üye olur olmaz da başkan oldum.” dedi.

Başkan Ünal Aysal, Juventus’tan kiralanan ve Galatasaray’da başarılı bir sezon geçiren Brezilyalı oyuncu Felipe Melo’nun durumuna açıklık getirirken, asıl müzakere edilen şeyin Melo’nun alacağı ücret olduğunu açıkladı.

Söyleşinin bitmesinin ardından kendisine plaket takdim edilen Ünal Aysal, yönetim kurulu üyeleriyle haftalık olağan genel kurul toplantısını da GSÜ’de yaptı.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yunus Nadi Sosyal Bilimler ödülü GSÜ’ye

Bu yıl 66.’sı düzenlenen Yunus Nadi Ödüllerinde “Sosyal Bilimler Araştırması” ödülü, “Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu: Yapısal Açıdan Karşılaştırmalı Bir İnceleme” adlı yapıtı ile Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı’ndan Burak Çelik’e verildi.

Haber: Ediz Tokabaş

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı ‘ndan Burak Çelik,  Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu Başkanlığında hazırladığı, “Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu: Yapısal Açıdan Karşılaştırmalı Bir İnceleme” adlı doktora tezi ile 66. Yunus Nadi  Sosyal Bilimler Araştırması ödülünü aldı. Aynı dalda diğer ödülün sahibi ise “Osmanlı’da Sosyalizm, Türkçülük ve İttihatçılık”çalışmasıyla İsmail Arda Odabaşı oldu.

Yunus Nadi Ödülleri, orijinal adıyla Yunus Nadi Armağanı, gazeteci Yunus Nadi’nin adını yaşatmak için 1946’dan itibaren Cumhuriyet Gazetesi tarafndan verilmeye başlanan kültür-sanat ödülleri olarak yazın ve düşünce dünyasında önemli bir yere sahip bulunuyor.

Burak Çelik’e ödülünü veren eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, hukukun olmadığı bir dönemde böyle bir çalışmanın anlam kazandığını belirterek,“Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, bugünleri geçirdikten sonra yeni bir arayışla bu tür çalışmaların önemi daha fazla ortaya çıkacaktır. Hazırlıklı olmak lazım. Filozof Alain hukuk dışı dönemlere ve hukukun bir kenara kayıldığı dönemlere ‘çılgın devlet’ diyordu. Bu tür dönemler muhakkak geçecektir. Yarattığı acılar, zaman zaman çok uzun yıllar devam etme özelliği taşır. Bu dönem de adaletsizliğe uğramışlara acımaktan çok, adaletsizliği yaratanlara acımamız gerekiyor” dedi.
Ödül Töreni’nde konuşan Burak Çelik ise şunları aktardı: “Hukuk çok zevkli bir alan. Ama aslında olanla değil olması gerekenle uğraştığı için bu alanda çalışanları mutsuzluğa, umutsuzluğa sevk edebiliyor. Hukukçular, alan dışından gelenlere hukukçu olmayanlara göre daha yoğun biçimde yaşayabiliyorlar bu duyguları. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde insan kimi zaman kendini  Kafkaesk bir romanının, en çok da Dava’nın içinde debeleniyormuş gibi hissediyor insan. Ama umutsuzluğa, yılgınlığa kapılmaya hakkımız yok. Bu durum hepimize daha ciddi sorumluluklar yüklüyor. Bu ödülü çocuklarımızın bir gün gerçek bir hukuk devletinde yaşayacağı inancı ve umuduyla alıyorum.”

‘’Türkiye’nin 50 yıllık deneyimini bu veriler ışığında değerlendirdim.’’

Burak Çelik ödül alan yapıtını şöyle açıklıyor:

“Bu çalışma, 2010 yılı sonunda Galatasaray Üniversitesi’nde savunduğum doktora tezimin gözden geçirilmiş ve kitap olarak yayına hazırlanmış biçimi. Kitap şu anda baskıda; Mayıs ayı içinde On İki Levha Yayınları tarafından yayımlanacak. Tezimde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna benzer kurumlara sahip on dört Avrupa Birliği ülkesi ile Türkiye’deki durumu karşılaştırmalı olarak inceledim. Gerek Türkiye’de gerekse dünyada kurullarla ilgili olarak en fazla tartışılan husus bu organların yapılanması olduğu için, kurulların görev ve yetkilerine de değinmekle birlikte, özellikle yapılanma üzerinde durdum. Bununla birlikte, çalışmamın çeşitli ülkelerdeki yüksek kurulların yalın bir tanıtımından ibaret olmamasına özen gösterdim. Siyasal ve tarihsel boyutları da göz önünde bulundurarak, konuyu çözümleyici bir biçimde ele almaya, Türkiye’nin 50 yıllık deneyimini bu veriler ışığında değerlendirmeye ve kimi öneriler geliştirmeye çalıştım.”

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

GSUFEST’12 başlıyor.

Galatasaray Üniversitesi Öğrenci Konseyi ve Mezunlar Derneği tarafından Ortaköy’deki kampüsümüzde 17-19 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olan 12. Galatasaray Üniversitesi Kültür ve Sanat Festivali, katılanlara 3 gün süren doyumsuz bir müzik ve eğlence şöleni yaşatacak.

Haber: Ediz Tokabaş

GSÜ-HA (İstanbul) Bu yıl 17-19 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Galatasaray Üniversitesi 12. Kültür ve Sanat Festivali, İstanbul’un ve Türkiye’nin gözbebeği olan İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası eşliğinde, üniversimiz  öğrencilerinin yanı sıra, farklı yaş gruplarından ve birçok ülkeden kültür ve sanat meraklılarının buluşma noktası olacak.

Galatasaray Üniversitesi Öğrenci Konseyi ve Mezunlar Derneği tarafından kampüsümüzde gerçekleşecek festival, katılanlara 3 gün süren müzik ve eğlence şöleni yaşatacak. Birbirinden farklı aktivitelerin, amatör grup performanslarının, folklor gösterilerinin, öğrenci kulüplerinin ve etkinliklerin yanı sıra, festival süresince Bay J ile söyleşi ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi Balkan Grubu da  festival bünyesinde yer alacak. Ayrıca 19 Mayıs gecesi, GSÜFEST’e katılanlara özel,  Pal Fm sponsorluğunda after-party organizasyonu  yapılacak.

GSÜFEST Tanıtım Videosu: GSÜFEST\’12

Biletler Galatasaray Üniversitesi satış standı, www.gsumed.org‘dan ve www.biletix.com‘dan temin edilebilir.

PROGRAM:

17 Mayıs 2012 Perşembe

Model
Biz
Keyfekeder 

Galatasaray Üniversitesi öğrencilerine: Ücretsiz
Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği üyelerine: 10 TL
Diğer katılımcılara: 20 TL

18 Mayıs 2012 Cuma
Redd
Jukebox
Güneşe Doğru

Galatasaray Üniversitesi öğrencilerine: Ücretsiz
Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği üyelerine: 10 TL
Diğer katılımcılara: 20 TL

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Athena
Gazino
Tramvay
Random

Galatasaray Üniversitesi öğrencilerine: 20 TL
Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği üyelerine: 25 TL
Diğer katılımcılara: 30 TL

3 günlük kombine
Galatasaray Üniversitesi Mezunlar Derneği üyelerine: 30 TL
Diğer katılımcılara: 50 TL

 

 

Görüntülü Haberler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

GSÜ İletişim Fakültesi öğrencilerine “Çift Diploma”

Galatasaray Üniversitesi ile Bordeaux 3 Üniversitesi arasında, imzalanan anlaşmaya göre, GSÜ İletişim öğrencileri, Fransa’ya gitmeden her iki üniversitenin de derslerini takip ederek Bordeaux 3 Üniversitesi’nden de diploma alabilecek.

Haber: Umur Burak Ayaz

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Bordeaux 3 Üniversitesi (ISIC-İletişim Bilimleri Enstitüsü) arasında 9 Mayıs 2012’de imzalanan anlaşmaya göre, GSÜ İletişim Fakültesi öğrencileri Fransa’ya gitmeden her iki üniversitenin de derslerini takip ederek Université Michel de Montaigne Bordeaux 3 diplomasını da alabilecek.

Anlaşmanın pedagojik koordinatörlüğünü yürüten Yard. Doç. Dr. Elgiz Yılmaz, anlaşmanın içeriği hakkında şu bilgileri verdi: “GSÜ İletişim Fakültesi öğrencileri Fransa’ya gitmeden, Türkiye’deki lisans eğitimlerine devam ederek Bordeaux 3 Üniversitesi diplomasını da alabilecekler. Şöyle ki; her iki üniversitenin ders programları arasında denklik sağlandı, fakat buna ek olarak öğrenciler birkaç ek ders alarak çift diploma programını tamamlayabilecekler. Bu programa kabul edilen öğrencilerin diploma için Bordeaux 3 Üniversitesi’nin yıllık eğitim ücretini de yatırmaları gerekecek. Ayrıca öğrencilerinin Erasmus Değişim Programı’na katılma hakları saklı olacak. Program için şimdilik 20 kişilik kontenjan ayrıldı. GSÜ İletişim Fakültesi öğrencileri 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılından itibaren bu programdan faydalanabilecek.”

Bu programın büyük bir fırsat olduğunu belirten Elgiz Yılmaz, şunları söyledi: “Türkiye’de Galatasaray Üniversitesi diploması ile mezun olmak başlı başına bir ayrıcalık iken, bu program sayesinde AB üyesi bir ülkenin üniversitesinin diplomasına da sahip olabiliyorsunuz.”

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ar-Ge Proje Pazarı’nda ödül GSÜ’ye

Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Yrd.Doç. Dr. Gönen Eren, Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “I. Makine ve Aksamları İmalat Teknolojileri Ar-Ge Proje Pazarı” etkinliğinde Akademisyen Kategorisi’nde 1.lik ödülü kazandı.

Haber: Umur Burak Ayaz

GSÜ-HA (İstanbul) TÜBİTAK ve TİM tarafından desteklenen ‘I. Makine ve Aksamları İmalat Teknolojileri Ar-Ge Proje Pazarı’ etkinliği tüm Türkiye’den sanayici, girişimci ve akademisyenleri bir araya getirdi. 181 projenin yarıştığı etkinlikte; Akademisyen, Sanayici ve Girişimci kategorilerinde başarılı bulunan toplam 9 proje ödüllendirildi. Galatasaray Üniversitesi  öğretim üyesi Yrd. Doç.Dr. Gönen Eren, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aytül Erçil’le ortak yürüttüğü “Saydam Cisimlerin Çevrimiçi Üç Boyutlu Taranması ve Kalite Kontrolü” projesiyle Ar-Ge Proje Pazarı Akademisyen Kategorisi’nde birincilik elde etti.


İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte,  Ödül Seçici Kurulu tarafından değerlendirilen projeler arasından  birinci seçilene 10.000 TL, ikinciye 5.000 TL ve üçüncüye ise 3.000 TL ödül verildi.

Ödülle ilgili konuştuğumuz Yrd.Doç.Dr. Gönen Eren, şunları söyledi: “Bu ödül, sadece benim için değil, bu alanda çalışan herkes için çok önemli bir gösterge. Özellikle Ar-Ge çalışmaları ülkemizde yeteri kadar tanınmıyor. Fakat bu tarz proje etkinliklerine başvuran insanların sayısı, bize bu alanda ne kadar çok çalışma yapıldığı ve konunun önemi hakkında kayda değer bir işaret. Ar-Ge’ye verilen değer bu sayede eminim ki artacaktır. Bu  alanda çalışan çok parlak insanlar var. Tüm o insanlar arasında, Türkiye çapında böyle büyük bir etkinlikte birincilik ödülünü almak gurur verici.”

Ar-Ge Proje Pazarı’nda ödül alan projeler şöyle:

Akademisyen Kategorisi

1) Proje Sahibi: Yard. Doç. Dr. Gönen Eren, Prof. Dr. Aytül Erçil

Proje: : Saydam Cisimlerin Çevrimiçi Üç Boyutlu Taranması ve Kalite Kontrölü

2) Proje Sahibi: Doç. Dr. İsmail Lazoğlu

Proje: Türkiye’nin ilk minyatür yapay kalp pompasının geliştirilmesi

3) Proje Sahibi: Prof. Dr. Özcan Özdemir, Prof. Dr. Mehmet Kanık, Dr. Sibel Şardağ, Ahmet Genç

Proje: Sanayi tipi flok iplik makinası

Girişimci Kategorisi

1) Proje Sahibi : Alper Ergen

Proje: Yarış/Simülasyon Kokpiti

2) Proje Sahibi: Orhan Eren

Proje: Easy-Cut Biopsi İğnesi

3) Proje Sahibi: Recep Yılmaz, Osman Babaarslan

Proje: Pamuk Elyafında Yabancı Madde (Kontaminasyon) Temizleme Sistemi

Sanayici Kategorisi

1) Proje Sahibi: Hasan Basri Kayakıran

Proje: Kara gövde senkron tork motoru üretimi

2) Proje Sahibi Mustafa R. Dirin, Dirinler Makine San. ve Tic. A.Ş

Proje: İki Kafalı Altı Eksenli CNC Yatay Freze

3) Proje Sahibi: Gökhan Vargın Gök, Orhan Bozoklu Teknodrom Robotik ve Otomasyon San. ve Tic. A.Ş.

Proje: 28 Servo Eksenli Transfer CNC İşleme Merkezi Geliştirilmesi

 

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

“Yılın En İyi Sinema Kitabı” ödülü

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyelerinin, İstanbul Ticaret Odası için gerçekleştirdikleri ortak araştırma bulgularından oluşan “Türkiye’de Film Endüstrisinin Konumu ve Hedefleri” adlı kitap Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin düzenlemiş olduğu 14. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde “Yılın En İyi Sinema Kitabı” ödülünü kazandı.

Haber ve Fotoğraflar: Umur Burak Ayaz

GSÜ-HA (İstanbul) Türkiye’de Film Endüstrisinin Konumu ve Hedefleri adlı kitap, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver’in yönetiminde; Dr. Ayşe Toy Par, Dr. Gülsün Güvenli, Ar.Gör.Ece Vitrinel ve Ar.Gör. Barış Kara’dan oluşan ekibin ortak çalışması olan araştırma sonucu ortaya çıktı. İstanbul Ticaret Odası adına gerçekleştirilen araştırmanın ekibinde İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Şentürk ile Doç. Dr. Celal Aktaş da danışman olarak yer aldı.

 

Kitap, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nce, Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde, sinema kültürüne katkı alt metniyle her yıl verilen “Yılın En İyi Sinema Kitabı” ödülünün sahibi oldu. Festivalin açılış töreninde, proje yöneticisi olarak ödülü alan Hülya Uğur Tanrıöver ekip çalışmasına vurgu yaptı.

Doç. Dr. Tanrıöver, kitapla ilgili şu bilgileri verdi: “Kitap, Türkiye’de film endüstrisi değer zincirinin tüm halkalarını gözden geçiren bir kitap olması açısından bir ilk oluşturuyor. Yapım, dağıtım, gösterim aşamalarının yanı sıra, son dönem film ve dizilerin analizlerine, sinema sektöründe örgütlenme konularına ve seyircilerin görüşlerine kadar önemli birçok veriyi bünyesinde barındırıyor. Kitabın, içerdiği niceliksel ve niteliksel bilgilerle kapsamlı bir saha çalışmasının Türkiye’deki ilk örneği olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Sinema ve televizyon dizi sektöründe çalışan herkesin beklentilerini ve hedeflerini içeren geniş bir kitap olması bakımından önemli bir eksikliği giderdiğine inanıyorum. Kitabın alanında uzman kişilerden onay alması da bizi gururlandırıyor.”

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

“Yeni Anayasa parti anayasası olacak”

Galatasaray Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü “Yeni Anayasa Ortamı” başlığıyla gerçekleştirdiği etkinlikte, Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Ali Sirmen ile İstanbul Barosu Başkanı ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Ümit Kocasakal yeni anayasa çalışmalarını eleştirdiler

Haber ve Fotoğraflar: Ediz Tokabaş

GSÜ-HA (İstanbul) Galatasaray Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün düzenlediği “Yeni Anayasa Ortamı” başlıklı etkinliğe Cumhuriyet Gazetesi  köşe yazarı Ali Sirmen ve İstanbul Barosu Başkanı ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ümit Kocasakal katıldı. Sahil merdivenlerde yapılması planlanan etkinlik okulun elektrik verememesi nedeniyle ön kantine alındı. Kocasakal,  yeni hazırlanan anayasanın, Ortadoğu’da oluşacak yeni düzen için emperyalistlerin isteği olduğu görüşünde.

Kantinde yapılan toplantıda ilk sözü alan Doç. Dr. Ümit Kocasakal,  şöyle konuştu:

“Şu an karşınızda şüpheli olarak bulunuyorum. Özel Görevli Mahkeme beni adli yargıyı etkileme suçundan şüpheli olarak gösterdi. Ama bizim neyi savunduğumuzdan bir şüphemiz yok. Bunun üzerine bir sıfatımız daha oldu. Genelkurmay Başkanı’ndan muhtıra yedik. Benim ne söylediğime ya da ne söyleyeceğime Genelkurmay karar veremez. Cumhuriyet balolarda korunamaz. Cumhuriyet’e sahip çıkacak olan ordu değil ‘Türk silahsız kuvvetleridir’, halktır.”

 Gündemi ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu da değerlendiren Kocasakal: “Bu ülke şu an işgal halindedir. İşgaller eskiden topla tüfekle olurdu bugünse zihinsel bir işgal söz konusu. Hainler kahramana, kahramanlar haine dönüştürüldü. Ülkenin geniyle, yapısıyla oynadılar ve zihinsel işgal başladı. Halkın bu durumdan hiçbir suçu yok. Halk dolandırılmış, kandırılmış bir halde. Tarihe hesap veremeyecek olanlar utansın. Bunlar Genetiği Değiştirilmiş Aydınlar (GDA). ve Genetiği Değiştirilmiş Solcular (GDS)’dır” şeklinde konuştu.

 Ümit Kocasakal  yeni anayasa yapımı sürecine ilişkin görüşlerini de şöyle aktardı: “ Öncelikle hukuki açıdan Anayasa’nın 175. maddesi anayasanın yeniden yapılmasına izin vermiyor, ancak değiştirilir diyor. Yeni bir anayasa ya bir ihtilal durumunda ya da rejim değişikliğinde yapılır. Zaten anayasanın 3’te 2’si değiştirilmiş durumda. Daha ne istiyorsunuz? Cemil Çiçek halk bu sürece katkı göstermiyor diyor, halkın böyle bir isteği yok ki.  Bu yeni anayasa Ortadoğu’da oluşacak yeni düzen için emperyalizmin bir isteğidir. İstanbul Barosu’nun tepkisi açık ve net: Biz bu sürece hiçbir şekilde katılmayacağız, çünkü biliyoruz ki parti anayasası yapılacak. Anayasalar fırsatı bulan partilerin yeniden yapabileceği bir yapı değildir. Unutmayalım ki anayasalar sihirli değnek de değildir.”

 Sirmen: Geniş katılım olmazsa başarısız olur

Ümit Kocasakal’ın ardından  Galatasaray Lisesi mezunlarından gazeteci yazar Ali Sirmen eğitim konusundaki görüşlerini şöyle ifade etti: “Ben lisedeyken şu binalarda kendimizi özgürce ifade etmemiz söylenirdi. Şimdi de yine araştırmacı ve özgür eğitim istekleri dile getiriliyor.  Çok özür dilerim ama sizlerin özgür ve araştırmacı eğitime sahip olduğu konusunda şüphelerim var.”

 Ali  Sirmen, yeni anayasa sürecine de şöyle değerlendirdi:

 “Önemli olan anayasaların yapılması değil, yapılacak anayasaların gereğinin yapılmasıdır. Anayasalar halkın değil, siyasi iktidarların yetkilerini sınırlar. Bu yüzden Magna Carta’yı ilk anayasa örneği olarak kabul ediyoruz. Anayasa, halkına sağladığı özgürlüklerle anayasa olur. 1961 Anayasası çağına göre çok ileri hak ve özgürlükler içeren bir anayasaydı. Halk oylamasında büyük oy aldı ancak başarılı olamadı. Çünkü anayasa yapılırken Demokrat Partililer dışlanmıştı. Önemli olan katılımın, anayasanın başlangıç aşamasında geniş olmasıdır. Halka götürdüğünüzde büyük oy alsanız da başarısız olursunuz. Tıpkı 12 Eylül Anayasa’sı gibi.

 Demokrasilerde işlenmez suçlar vardır. Ümit Hocanız Adil Yargıyı Etkileme suçundan şüpheli. Adil yargılamayı etkileme suçu olması için öncelikle adil bir yargının olması gerekir. Anayasalarla ana yalanları karıştırmamak gerekir. Yalanlara uygun yasalar yazmaya kalkarsanız, ananızı ağlatan yasalar yazarsınız.”

 Katılımcılar Başkanlık sisteminin yeni anayasada yer alıp almayacağını sordular. Ümit Kocasakal, “Biz Başkanlık sistemine fiilen geçtik ama hukuki olarak bu sistem gelecek mi, tam net bir bilgim yok. Başkanlık sisteminin en iyi uygulandığı ülke ABD’dir. Fakat orda tarihi bir altyapı vardır. Aldığımız duyumlar Başkanlık sistemiyle ilgili maddelerin olacağı yönünde. Türkiye zaten padişahlık, sultanlık kökeninden geliyor. Biz de bu sistem diktatörlüğe doğru gider” yanıtını verdi.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın